Kafasında mermiyle futbol oynayan adam
02-01-2014, 17:26, (En son düzenleme: 02-01-2014, 17:31 GiresunsporNet.)
#1
Kafasında mermiyle futbol oynayan adam
Filmi çekilse iş yapar denilecek türden bir hikaye...

Alıntı: Ocak 2010’da Salvaor Cabanas’ın bulunduğu gece kulübünün tuvaletine gelen adam “Seni vuracağım” dedi. Cabanas da “Vur o zaman!” diye karşılık verdi. O gece vücuduna yediği kurşun hâlâ beyninde ve futbol topuna yapacağı ilk kafa vuruşunda ölebilir!

[Resim: cabanas7-555x345.jpg]

Salvador Cabanas, Paraguay 3. Ligi ekiplerinden 12 de Octubre ile çıktığı antrenmanda bir pas aldı, kafasını kaldırdı ve topu sol kanattan gelen takım arkadaşı Marcos Gamarra’ya yolladı.

Bu, ilk bakışta gayet sıradan bir hareketmiş gibi gelebilir ancak tam tersine; adeta bir mucizeydi. Cabanas, 2012’nin ocak ayında Mexico City’de gittiği bir gece kulübünde kafasına yediği kurşunla yere serilmişti. O dönem Club America’da oynuyordu ve formunun zirvesindeydi; ülkesi Paraguay’ın 2010 Dünya Kupası elemelerinde en golcü oyuncusuydu.

O olayın ertesinde Paraguay’ın başkenti Asuncion’daki herkes ondan “En büyük kahraman” diye bahsediyordu. Yine de tüm Paraguaylılar, kahramanlarının Güney Afrika’daki 2010 Dünya Kupası’nda forma giyemeyeceğini biliyordu. Kafasına kurşun yiyen insanların hayatta kalma ihtimalle yüzde 5’ten bile azdı…

“Ameliyatı yapan doktor, hayatta kalmamın mucize olduğunu söylemişti” diyor Cabanas, bizi 12 de Octubre’nin antrenman tesislerinde ağırlarken. Geçirdiği operasyon ve Buenos Aires’te iki yıl süren tedavi sürecinin ardından 2012’nin nisan ayında yetiştiği kulüpte futbola döndü.

Yeni hocasının dediğine göre takıma katıldığından bu yana iyileşmek ve form tutmak için tüm gücüyle çalışıyor ancak yine de yaşadığı o korkunç olayı unutabilmiş değil.

[Resim: IMG_8592_RT.jpg]

“O geceyi çok net hatırlıyorum. Tuvalete gitmiştim ve bir adam yanıma geldi. Aniden cebinden bir silah çıkarıp alnıma dayadı. Bana ‘Sen kim olduğunu sanıyorsun? Tek yaptığın futbol oynamak ama kendini herkesten üstün görüyorsun’ dedi. Ben de ‘Ben de herkes gibiyim. Sadece futbol oynuyorum ve işimi yapmaya çalışıyorum’ diye karşılık verdim. Sonra Meksikalıları soyduğumu söyleyince ‘İşimi yapıp para kazanıyorum. Tek düşüncem Club America’nın başarılı olması için yardım etmek’ diye itiraz ettim. Bunun üzerine ‘Seni öldüreceğim’ diye bağırdı. Ben de ‘Yap o zaman!’ dedim. Yaptı.”

Kurşun, Cabanas’ın alnından girip kafatasının arkasına saplandı ve orada kaldı. Olayı araştıran polis, saldırganın ülkenin en büyük uyuşturucu kartellerinden biri sayılan Edgar Valdez Villarreal’le bağlantısı olan Jose Jorge Balderas adında bir gangster olduğunu açıkladı.

Meksika, 2006’da ülkedeki mafyaya karşı adeta savaş açan devlet başkanı Felipe Calderon’un ölümünden sonra iyice karıştı. O tarihten bu yana uyuşturucu trafiğini kontrol altına almak isteyen çeteler ve devlet arasında çıkan çatışmalarda 50 binden fazla insan hayatını kaybetti. Monterrey’deki bir köprüde asılı dokuz ceset bulundu, Acapulco Sahili kıyılarında altı insan kafasına rastlandı, Veracruz yolu kenarına atılmış 35 ceset de cabası! Cabanas da az kalsın Meksika’daki bu trajedinin bir kurbanı olacaktı.

“Kurşun çok kritik bir damarın üstünde duruyor” diyor Cabanas. “Doktor, çok riskli olduğu için müdahale etmek istemiyor. Yine de diğer her şey temizlendi. Ülkedeki uyuşturucu savaşına bir çözüm bulmak "Lüften argo kelimeler kullanmayınız"ânsız. Ülkede tonla mafya olmasının yanı sıra diğer ülke gümrüklerindeki sıkıntılar da göçü engelliyor.”

Bir dönem uyuşturucu ticaretinden canı yanan ama daha sonra bu sorunları çözmeyi başaran ülkelerden biri Kolombiya’ydı. Özellikle 1980 ve 90’lar, ülkedeki uyuşturucu mafyasının zirve yaptığı dönemdi ve aralarında eski milli futbolcu Andres Escobar’ın da bulunduğu binlerce insan, mafya kurbanı olmuştu.

O dönem 27 yaşında olan Escobar, ülkesinin 1994 Dünya Kupası’nda grupta ABD ile oynadığı maçta kendi kalesine gol attığı için öldürülmüştü. Mafya o dönem özellikle milli maçlara hatırı sayılı paralar yatırıyordu ve bu kaybın faturası, yaptığı hatayla ülkesinin elenmesine sebep olan savunmacıya kesilmişti. Kolombiyalı oyuncunun cenazesine 120 bini aşkın insan katıldı.

Mexico City’deki Angeles Pedregal Hastanesi’nde hayatta kalma mücadelesi veren Cabanas da aynı şekilde destek görmüştü. Vurulduğunun ertesi günü 5 bini aşkın taraftar, Paraguay’ın milli maçlarını oynadığı statta toplanmış ve en sevdikleri oyuncunun iyileşmesi için dua etmişti. Benzer görüntüler Club America’nın ev sahipliği yaptığı Azteca Stadı’nda da sergilendi.

[Resim: PA-8294404_rt.jpg]

Bu jestlerin belki de en değerlisi, Club America’nın olayın ardından iç sahada çıktığı ilk lig maçında yaşandı. Meksika kulübü, hakem Miguel Flores’in başlama düdüğüyle birlikte maça 10 kişi başladı.

“Gittiğim her yerde insanların sevgisini hissediyorum” diyor Cabanas. “Bu bana güç veriyor. Ayrıca diğer futbolculardan ve takım arkadaşlarımdan gelen mesajlar da beni çok duygulandırdı. Benim için dua eden herkese minnettarım.”

Devlet başkanı Fernando Lugo dahi Paraguaylı oyuncuyu tedavisinin ilk ayı bitmeden ziyaret etmişti. Cabanas, saldırıdan önce milli formayla çıktığı 44 maçta 10 gol atmıştı. Bu belki çok etkileyici bir istatistik değil ancak Asuncion’daki herkes, 2010 Dünya Kupası çeyrek finalinde İspanya’ya karşı o oynasaydı tur atlayan tarafın kendileri olacağını düşünüyor. Onlara göre o maçta Oscar Cardozo’nun kaçırdığı penaltıyı Cabanas asla kaçırmaz ve takımını öne geçirirdi.

Cabanas bu düşünceyi reddediyor ancak gözlerinde o mütevazılıkla çelişen bir parıltı da yok değil.

[Resim: cabanas2-555x357.jpg]

“Dünya Kupası’nı televizyondan izlemek çok zordu. Hele bir de milli takım hocamız Gerardo Martino, benim de kadroda olduğumu açıklayınca… Şu an en çok istediğim şey, milli takım formasını tekrar giymek. Kendimi gösterip eski formuma kavuştuğumu ispatlarsam bu çok uzak bir ihtimal değil.”

Cabanas’ın futbolculuk hikâyesi aslında oldukça bilindik. Fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi ve ailesinin geçindirmek için antrenman aralarında sokaklarda ekmek sattı. “Her gün yiyecek bulmak için çok çalışmak zorundaydık” diye hatırlıyor o günleri Cabanas.

Onu 10 yaşındayken keşfeden isim olan Arjantinli antrenör Mariano Falcon, yaşıtlarından farklı olduğunu düşündüğü genç yeteneği 12 de Octubre’ye götürdü. Cabanas oynadığı 14 maçta 31 gol atarak gerçekten de ne kadar farklı olduğunu kanıtladı. Sağ ve sol ayağıyla, altıpastan ve ceza sahası dışından attığı goller, oyununun en önemli parçası olmuştu. “Daha o günlerden çok iyi bir futbolcu olacağı belliydi” diyor eski hocalarından Rene Vasquez.

Cabanas 1997’de henüz 15 yaşındayken A takımla ilk maçına çıktı ve takımının ilk kez Paraguay 1. Ligi’ne yükselmesine yardım etti. 2001’de Şili’nin Audax Italiano ve oradan da Meksika’nın Jaguares takımlarına yaptığı transferlerden kulübüne kazandırdığı para sayesinde 12 de Octubre, stadına yeni bir tribün yaptırdı.

Club America’da forma giyerken gösterdiği performansla Güney Amerika’nın en iyi 10 numaralarından biri olarak anılmaya başlandı. Ayrıca 2007 ve 2008’de üst üste iki kez Libertadores Kupası’nda gol kralı oldu.

[Resim: cabans4-555x369.jpg]

Vurulduktan sonra doktorlar yeşil sahalara dönmesinin "Lüften argo kelimeler kullanmayınız"ânsız olduğunu söylemişti.

“Bir daha futbol oynamamın mümkün olmadığını söylediler” diyor Cabanas. “Onlara yanıldıklarını belirttim. Eşime bile aynı şeyi söylemiştim. Bunu başaracağımdan bir saniye bile şüphe etmedim.”

Aldığı darbe sebebiyle kısa süreli hafıza kaybı yaşadı ancak ameliyatın ertesinde yaşadığı her şeyi gayet iyi hatırlıyor.

“Hatırladığım ilk şey, geçen yıl vefat eden anneannemin benimle konuşması. Birçok insanın bana güvendiğini ve tekrar futbol oynayabileceğime inandığını söyledi. Bu bana güç verdi. Onu çok severdim ve küçükken sürekli evinde kalırdım. Tabii çocuklarımı görmek de bana mutluluk verdi.”

Cabanas milli takıma dönme konusunda iyimser konuşuyor ancak 12 de Octubre teknik direktörü Chilavert (efsane kaleci Jose Luis’in kardeşi) bu konuda aynı şeyi düşünmüyor: “Gerçek şu ki burada olmasının futbolla alakası yok. Tamamen insani sebeplerden ötürü bizimle birlikte. Kendisini geliştirmesine yardım etmeye çalışıyoruz ancak profesyonel futbola dönmesi mümkün değil.”

Cabanas’ın karşı karşıya olduğu en büyük problem, bir kısmı felç olan vücudunun sol tarafını iyileştirebilmesi. “Bizimle çalışmaya başladığında sol kolunu ve bacağını hareket ettiremiyordu” diyor Chilavert. “Buna rağmen inanılmaz bir gelişim gösterdi.”

Biz de antrenmanı izlerken bunu fark ediyoruz; Cabanas önce sağ ayağıyla bir orta yapıyor, ardından sol ayağıyla yerden sert ve düzgün bir pas atıyor.

“Yine de önümde uzun bir yol var” diyor Paraguaylı. “Sol tarafım sağımdan daha zayıf ama her gün bu eksiğimi kapatmaya çalışıyorum. Tek isteğim eskiden olduğu gibi iki ayağımla da etkili vuruşlar yapabilmek.”

Yetenekleri olmasa da Cabanas’ta geçmişten kalan bir şey var; kafasına yediği kurşun!

[Resim: cabanas-1-555x416.jpg]

“Sert gelen ortalara vurmamak için çok dikkatli olmalıyım. Diğerlerinde ise alnımı kullandığı sürece sorun yok. Dikkat etmezsem içerideki kurşun yerinden oynayıp kalıcı hasara yol açabilir.”

Futbola döndüğü ilk maçta bir pozisyonda ensesine aldığı darbe, Chilavert ve tüm oyuncuları epey korkuttu. Ancak Cabanas, çok daha kötü olaylarla karşılaşmıştı. Hiçbir şey olmamış gibi ayağa kalktı ve rakip sağ beke pres yaptı. Kısa bir süre sonra kafasını tutarak kenara geldi ve tedavi oldu.

Şimdilik sadece iç saha maçlarında oynuyor ve ikinci yarıların başında oyundan alınıyor. “Oyun zekâsından hiçbir şey kaybetmemiş” diyor Chilavert. “Orta sahayla forvet hattı arasındaki bağlantıyı çok iyi kuruyor. Tabii hareketleri eskisi kadar çevik değil.” Chilavert, bu sözlere rağmen kendisiyle yaptığımız konuşmanın ardından kısa bir süre sonra istifa etti ve gerekçe olarak da kulübün patronlarının Cabanas’ı oynatması konusunda ısrar etmesini gösterdi.

Ona göre Paraguaylı oyuncu oyunda kaldığı sürece takımın başarılı olması mümkün değildi. Birçok takım arkadaşı da Cabanas’ın eski çevikliğinden eser kalmadığını belirtirken Chilavert’le benzer düşünceleri paylaşıyordu. Ancak daha önce aksini işaret eden tüm ihtimalleri yenip hayata dönen Cabanas, aynı şeyi tekrarlayıp futbola döneceğinden emin:

“Hiç kimse o olayın ardından hayatta kalacağıma inanmıyordu ama ben başardım. Bu, tanrının bir mucizesiydi. Kısa bir süre sonra 90 dakika sahada kalacak güce kavuşacağıma inanıyorum. İlk golümü atmam çok uzun sürmeyecek.”

Cabanas kale direğine yaslanmış, antrenmanın başlamasını beklerken yüzüne vuran güneş, alnındaki yarayı iyice belirgin kılıyor. Mexico City’deki o talihsiz geceden kalan bir anı… Buna rağmen içinde kendisine saldıran kişiye dair en ufak kötü bir dilek yok.

[Resim: PA-10051771_rt-555x370.jpg]

Balderas, olayın ardından üç ay boyunca ortalıktan kayboldu. Mafya patronu Villarreal, olayın etkileri azalıncaya kadar saldırganı bir süre Asuncion’un yakınlarındaki bir ofiste çalıştırdığını itiraf etti. Balderas geçen eylül ayında sahte evrak beyanından üç yıl hapis cezasına mahkûm edildi ama uyuşturucu kaçakçılığı ve Cabanas’a yönelik adam öldürmeye teşebbüs suçundan yargılanmaya devam ediyor.

“Ben onu affettim” diyor Cabanas. “Nasıl ki tanrı bana yardım edip bir şans daha verdiyse o da yaptıklarının cezasını ödeyecek. Yine de her gün ailesi için dua ediyorum.”

Cabanas, Club America’yla bağlantılarını koparmadı ama Meksika’ya dönmesi çok uzak bir ihtimal gibi duruyor. Güney Amerika ekibi, olayın ardından Paraguaylı oyuncuya sekiz ay boyunca ödeme yapmayı reddetmiş, bunun üzerine Cabanas’ın eşi Maria Lorgia Alonso dava açmıştı. Çok geçmeden iki taraf ortak noktada buluştu; Club America ile Paraguay Milli Takımı, Meksika’da bir gösteri maçı düzenledi ve tüm gelir Cabanas’a verildi.

“Sadece bana karşı sorumluluklarını yerine getirmelerini istemiştim” diyor Cabanas. “Artık her şey geride kaldı. Onlara kızgın değilim.

[Resim: PA-9303910_rt-555x408.jpg]

Artık en büyük hedefi, 12 de Octubre’nin bir üst lige yükseltmesine yardım etmek.

“Tedaviye başladığımda koltuk değnekleriyle bile zor yürüyordum. Bu yüzden sezonun açılış maçında sahaya çıktığımda mutluluktan adeta havaya uçtum. Bu takımın şampiyon olması için elimden gelen her şeyi yapacağım.”

Halen günde üç kez ilaç kullanan Cabanas, tekrar futbol oynayabileceği konusunda onay alınca hemen 12 de Octubre başkanı Luis Salinas’la temasa geçti. Takımın iç saha maçlarını oynadığı Juan Pettengill Stadı sadece 500 kişi kapasiteli ve Cabanas’ın bir dönem çimlerine bastığı, tarihte iki kez Dünya Kupası finaline ev sahipliği yapan 104 bin kişilik Azteca Stadı’ndan çok daha az bir kapasiteye sahip.

“Buradaki atmosfer elbette daha farklı ama benim için anlamı çok daha büyük. Burada büyüdüm, futbolu burada öğrendim… Bana bir şans daha verdikleri için herkese son derece minnettarım. Tekrar futbol oynamak mükemmel bir duygu.”

http://www.fourfourtwo.com.tr/2013/07/18...ayan-adam/
Alıntı


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi